"Enter"a basıp içeriğe geçin

Zarflar Konu Anlatımı

Zarflar konu anlatımına geçmeden önce birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. Türkçede tüm konular birbirleriyle bağlantılı bir konumdadır. Bazı konuları kavramadan önce bir başka konu hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.

Örneğin; cümlenin öğeleri konusunu daha iyi kavrayabilmek için, sözcük türlerini iyi bilmek gerekir. Böylece konu daha rahat bir biçimde anlaşılabilmektedir.Zarflar konusu içinse fiil, filimsiler ve sıfatlar konusuna hakim olmak zarfları yani belirteçleri daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

Zarflar (Belirteç) Konu Anlatımı

Zarflar genel tabiriyle, fiilleri, fiilimsileri ve sıfatları veya kendi gibi zarfları, onlardan önce gelerek özellik, zaman, yer-yön, miktar ve soru bakımından belirten sözcüklerdir.

Zarfları 5 ana başlık altında inceleyeceğiz. Zarflar durum zarfı, zaman zarfı, yer-yön zarfı, miktar zarfı ve soru zarfı olmak üzere 5 gruba ayrılır.

Zarflarda aynı sıfatlar gibi tek başlarına kullanılırsa isim görevinde olur. Zarf görevini cümledeki durumu belirler.

Zarfların sıfatlarla karıştırılmaması konusunda dikkat edilecek püf nokta, şudur. Sıfatlar isimleri nitelerken, zarflar fiilleri ve fiilimsileri niteler.

Zarflar; durum zarfı, zaman zarfı, miktar zarfı, yer-yön zarfı ve soru zarfı olmak üzere beşe ayrılır:

zarflar konu anlatımı

Durum Zarfları

Yapılan her bir eylemin yapılış şekli, tarzı, hali, vaziyeti vardır. Durum zarfları eylemin bildirdiği işin, oluşun veya hareketin durumunu, özelliğini veya sebebini belirten zarflardır. Fiil veya fiilimsilere sorulan “nasıl?” veya “neden, niçin, niye?” sorularına cevap verir.

Tüm işlerini yanlış yapmamak için itinayla yapar.

Yukarıdaki cümlede fiil, “yapar” kelimesidir. Fiile “nasıl” sorusunu sorduğumuzda ise “itinayla” cevabını alıyoruz. Bu yüzden”itinayla” kelimesi bu cümlede durum zarfı görevindedir.
Güneş, dağların ardından usul usul yükseliyordu. ( nasıl anlamış? – yanlış)
Yeni doğan bebek durmadan ağlıyordu. ( nasıl ağlıyordu? – durmadan )
Küçük çocuk birden ağlamaya başladı. ( nasıl başladı? – birden
Kardeşim uyanamadığı için gelmemiş. ( neden gelmemiş? – uyanamadığı için)

Zaman Zarfları

Yapılan eylemlerin, hareketlerin yapılma zamanını gösteren sözcükler zaman zarfı olarak adlandırılır. Fiille sorulan “ne zaman?” sorusuna cevap verir.

Yaşlı adam her sabah buraya gelip kuşlara yem veriyor.

Yukarıdaki cümlede “veriyor” fiiline “ne zaman?” sorusuna sorduğumuzda aldığımız cevap “her sabah” söz öbeğidir. “her sabah” fiilin yapılma zamanını belirttiği için zaman zarfıdır.
Haftada üç gün spor salonuna gidiyorum. ( ne zaman gidiyorum? – haftada üç gün
Ev temizliğini gündüz vakti yapalım. (ne zaman yapalım? – gündüz vakti)
Babam, yarın Ankara’ya gidecekmiş. ( ne zaman gidecekmiş? – yarın )
Yarın akşam eşyalarını da al bize gel. ( ne zaman gel? – yarın akşam )
Okullar yarın açılacak. ( ne zaman açılacak? – yarın )
Yazın bu şirin kasaba turist akınına uğrar.( ne zaman uğrar? – yazın

Yer-Yön Zarfı

Yer-yön zarfları fiilleri veya fiilimsileri yer-yön bakımından belirtir. Fiillere ve fiilimsilere sorulan “nereye” sorusuna cevap verirler. Yer-yön zarfları çekim eki almazlar ve yalın haldedir. Bu yüzden yer-yön zarfları sınırlı sayıdadır. Bu zarflar çekim eki aldıkları takdirde zarf olmaktan çıkıp isim olurlar.

“İçeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri” sözcükleri en çok kullanılan yer-yön zarflarıdır.

Kuş kapıdaki boşluktan içeri girdi. ( nereye girdi? – içeri )
Aşağı bakınca başı dönmüş. ( nereye bakınca? – aşağı )
Topu yukarı atmak için bütün gücünü kullanmalısın. ( nereye atmak? – yukarı
Arabayı biraz ileri alabilir misin? ( nereye alabilir misin? – ileri )

DİKKAT:

“Aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri, doğru” gibi kelimelerin yer-yön zarfı olabilmesi için sadece fiil veya fiilimsiyle bağlantılı olması gerekir. Fiil veya fiilimsiyle değil de bir isimle bağlantılı olursa zarf değil sıfat olur.

Babam merdivenden yukarı çıktı. ( yer-yön zarfı )

Gürültü yukarı kattan geliyor. ( sıfat )

zarf çeşitleri

Miktar ( Azlık-Çokluk ) Zarfları

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların, adlaşmış sıfatların ya da zarfların anlamını miktar, ölçü bakımından etkileyen ve ne kadar olduğunu gösteren zarflardır. Miktar zarflarını bulmak için fiil, fiilimsii sıfat, adlaşmış sıfat ve zarflara “ne kadar” sorusunu sorarız.

Az, çok, daha, çokça, kadar, bu kadar, biraz, oldukça, pek, pek çok, en, en çok, fazla, epey, epeyce, bayağı” kelimeleri Türkçede en fazla kullanılan miktar (azlık-çokluk) zarflarıdır.

Gereksiz şeylere çok fazla tepki gösteriyosun. ( ne kadar tepki gösteriyosun? – çok fazla
 Beklediğim kargo epey geç geldi. ( ne kadar geç geldi? – epey )
Görmeyeli oldukça değişmişsin. ( ne kadar değişmişsin? – oldukça
Akşamleyin parkta arkadaşlarla biraz sohbet ettik. ( ne kadar sohbet ettik? – biraz

Soru Zarfları

Soru zarfları fiil ve fiilimsileri soru yönünden belirten zarflardır. Eylemin nasıl olduğunu, zamanını, sebebini, miktarını soru yoluyla belirtir.

Zarfları kullanmak için sorduğumuz tüm sorular cümle içinde kullanıldığı takdirde soru zarfı olur. Bu sorular “nasıl, neden, niçin, niye, ne (eylemin nedenini sormak için kullanılıyorsa), ne zaman, nereye, ne kadar?” sorularıdır.

Bu zarflarda mutlaka bir fiil veya fiilimsiye bağlı olmak zorundadır. Eğer bir isme bağlıysa sıfat görevindedir.

Konser ne zaman başlayacak?
Buraya niçin geldin?
Arabayı ne zaman park ettin?
Beni ne kadar seviyorsun?

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir