"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yedi Meşaleciler

1928 yılında ortaya çıkan Yedi Meşaleciler topluluğu Yaşar Nabi Nayır, Sabri Esat Siyavuşgil, Muammer Lütfi Bahşi, Kenan Hulusi Koray, Ziya Osman Saba, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret Solok gibi isimler etrafında şekillenmiştir.

Cumhuriyet döneminde “sanat, sanat içindir” anlayışını benimseyen ilk edebi topluluk Yedi Meşaleciler’dir. Yedi Meşaleciler hareketini başlatan gençlerin kimi lisede kimi üniversitede öğrencidir. Topluluğa ad olarak Yedi Kollu Şamdan, Yedi Dağın Çiçeği, Yedi Veren Yedi Ses, Yedi Yıldız gibi isimler düşündükten sonra Yedi Meşaleciler ismine karar verirler.

Servet-i Fünun Dergisi’nin 22 Mart 1928 tarihli sayısında Yedi Meşale isminde bir kitap çıkaracaklarını ilan ederler. Nisan ayında çıkan bu kitap büyük ilgi görür. Kitaba yazılan önsözde ise edebi alanda neler yapacakları anlatılır. Kitapta her ismin kendine ait bir bölümü bulunmaktadır. Bu bölümler:

Sabri Esat Siyavuşgil: Kukla Oyunu
Yaşar Nabi Nayır: Şairin Bahçesi
Vasfi Mahir Kocatürk: Dağların Derdi
Ziya Osman Saba: Sebil ve Güvercinler
Cevdet Kudret Solok: Cenaze İlahisi
Kenan Hulusi Koray: Denizin Zaferi (grubun tek hikâye yazarı)
Muammer Lütfü Bahşi: Dante’nin Ruhuna

Yedi Meşaleciler Özellikleri

  • Sanat, sanat için olmalıdır.
  • Edebiyatta taklitten kaçınılmalı, daima yenilik, içtenlik, canlılık aranmalıdır.
  • Batılı ilkelerle sanat yapılmalı, geleneksel temalar yerine yeni temalar bulunmalıdır.
  • Şiirde konu zenginliği sağlamak için hayalden yararlanılmalıdır.
  • Şiirde hece ölçüsünü kullanmışlardır.
  • Çarpıcı imge ve benzetmelerle zenginleştirdikleri şiirleri, ustalıkla yapılmış birer tablo değeri taşır.
  • Fransız sembolistlerin etkisinde kalmışlardır.
  • Edebiyatımızda kısa süreli bir yankı uyandıran Yedi Meşaleciler, hedeflerine gerçekleştiremeden dağılmışlardır.
  • Yedi Meşalecilere göre Türk Edebiyatı’ndaki asıl eksiklik, canlılık, samimiyet ve yeniliktir. Ferdi duygulardan
    uzaklaşılması gerektiğini savunan Yedi Meşaleciler bunları eserlerine yansıtamadılar.
  • Yedi Meşaleciler, Milli Edebiyat şairlerine ve Beş Hececilere tepki olarak bu akımı oluşturmuşlardır.
  • Yalın, kolay anlaşılır, düz anlatımlı, milli temalarla dolu bu şiir anlayışına karşı çıkmışlardır.

7 Meşaleciler Kimlerdir?

Ziya Osman Saba

Sanatçı, şiirlerinde çocukluk özlemi, anılara düşkünlük, ev – aile sevgisi, yoksul yaşamlara karşı utanç duyma ve acıma, Allah’a kulluk, kadere boyun eğiş, küçük mutluluklarla yetinme, ölümün yakınlığı, öte dünya özlemi gibi bireysel konuları işler.

Dili gayet sade ve açıktır. 1940’a kadar hece ölçüsünü kullanmış, bu dönemden sonra serbest şiirler de yazmıştır. Topluluğun şiire bağlı kalan tek şairidir.

Şiir: Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak

Hikaye: Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul,

Mektup: Ziya’ya mektuplar(Cahit Sıtkı’nın gönderdiği mektuplar)
Goncourt Kardeşlerden roman çevirileri de yapmıştır.

Cevdet Kudret SOLOK (Yedi Meşaleciler)

Başlangıçta gençlik dönemindeki şiir anlayışının dışına çıkmadan hece ölçüsüyle, bireysel duygularını ve karamsar iç dünyasını dile getirmiş, sonra ölçüsüz fakat uyaklı şiirler yazmıştır. Kendi yaşamını da yansıttığı öyküleri ve oyunları yanında onu daha çok tanıtan yapıtları, inceleme araştırma eserleridir.

Eleştirel bir yöntemle açıkladığı konuları, gelecek kuşaklar için hem aydınlatan hem tartışılabilecek olan bilgi kaynaklarıdır.

Cevdet Kudret Türkçenin sadeleşmesini istemesine rağmen “Dilleri Var Bizim Dile Benzemez” adlı eserinde özleştirmenin sınırlanmamasının doğru olmayacağını, yüzyıllardır kullanılan yabancı sözcüklere karşılıklar bulmanın, ölü sözcükleri diriltmenin yararsız olacağını savunmuştur.

Edebiyat tarihimizin ünlü isimleri, eserleri üzerine tanıtma, el kitapları, ders kitapları(Abdurrahman Nisari adıyla) yayımladı.

Şiir: Birinci Perde

Deneme: Kalemin Ucu, Dilleri Var Bizim Dile Benzemez

Öykü: Sokak, Sınıf arkadaşları, Havada Bulut Yok, Karıncayı Tanırsınız

Oyun: Tersine Akan Nehir, Rüya İçinde, Kurtlar

İnceleme: Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman, Örneklerle Edebiyat Bilgiler

Kenan Hulusi KORAY (Yedi Meşaleciler)

Edebiyat dünyasına adım atması öğrencilik yıllarına denk düşer. “Serveti Fünun” dergisinde yayınlanan ilk hikayelerinin ardından, aynı dergiye yazan diğer altı arkadaşı ile birlikte, edebiyatımızda “Yedi Meşaleciler” diye
anılan topluluğu oluşturdular. İçlerindeki tek hikaye yazarıydı. Yaşadığı sürede beş hikaye kitabı yayınlamış, “Osmanoflar” romanı ve kısa hikayelerinin bir çoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir.

Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikaye tarzını benimseyen Kenan Hulusi, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikayecidir.

Önemli eserleri: Bir Yudum Su, Osmanoflar, Bahar Hikâyeleri, Bir Otelde Yedi Kişi, Son Öpüş

Yaşar Nabi NAYIR

Hatıralar ve hasretler şairi. Çocukluk zamanı şairi. Edebiyatımıza Yedi Meşalecilerle birlikte şair olarak girdi. Zamanla bütün edebi türleri denedi. Ancak edebiyatımızda bunlarla değil yayıncılığıma unutulmayacak olan sanatçı, asıl ömrünü verdiği Varlık dergisiyle anılacaktır. Varlık yayınevini kurar.

Şiirleri yazıldıkları dönemin biçim özelliklerini yansıtır. Ancak çevreyle ilişkileri olmayan, insan ve toplum üzerinde gözlemlere dayanmayan şiirlerdir bunlar. Yazarın iç dünyasını yansıtmaktan da uzaktırlar.

Şiir: Kahramanlar, Onar Mısra, Mesafeler

Manzum Oyun: Mete, İnkılap Çocukları, Beş Devir, Köyün Namusu,

Hikaye/Roman: Bir Kadın Söylüyor, Adem ile Havva, Sevi Çıkmazı

İnceleme: Atatürkçülük Nedir, Dost Mektupları….

Vasfi Mahir KOCATÜRK

Halk şiirlerinin biçimsel özelliklerinden yararlanarak hece ölçüsüyle ulusal, epik, lirik şiirler yazmıştır. Manzum oyunlar da denemiş olan Kocatürk, bir sanatçı olmaktan çok, edebiyatla ilgili kitap ve araştırmalarıyla tanınmıştır.

Şiir: Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon

Oyun: On İnkılap, Yaman, Sanatkar

Antoloji: Saz Şiiri Antolojisi, Tekke Şiiri Antolojisi, Şaheserler Antolojisi…

İnceleme: Yeni Türk edebiyatı, Fransız edebiyatı…

Derleme: en Güzel Türk Manileri, En Güzel Türk Masalları…

Sabri Esat SİYAVUŞGİL

Fotoğraf gözlemciliğiyle çevresini gözler ve izlenimlerini şiirine aktarır. Ancak Yedi Meşaleciler içinde başladığı şairliğe daha sonra veda eder ve daha çok çevirilerle(Cyrano de Bergerac) ve inceleme yazılarıyla edebiyat hayatına devam eder.

En güçlü yanı çevirilerinde görülür. Ancak kendisi mesleğinin psikoloji olduğunu ve mesleğine sadık kalabilmek için sevmesine rağmen şiir yazmadığını söylemiştir.

Şiir: Odalar ve Sofalar

İnceleme: İstanbul’da Karagöz ve Karagöz’de İstanbul, Karagöz(Psikolojik bir deneme), Psikoloji ve Terbiye bahisleri

Muammer Lütfi BAHŞİ

Asıl mesleği avukatlıktır. Arapça ve Farsça bilen şair Yedi Meşale grubu içinde edebi faaliyetlerini sürdürdü. Edebiyat alanında çok fazla yapıt vermedi. Cevdet Kudret’le aralarında başgösteren geçimsizlik yüzünden topluluktan ayrıldı. Arkadaşlarının eski edebiyata hücumlarına karşı çıkmıştır.

Başlangıçta gençlik dönemindeki şiir anlayışının dışına çıkmadan hece ölçüsüyle, bireysel duygularını ve karamsar iç dünyasını dile getirmiş, sonra ölçüsüz fakat uyaklı şiirler yazmıştır.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir